|
|
|
Yüz derisinde olduğu gibi kafa derisinde ve saçlarda, bünye özelliklerine göre değişiklikler söz konusudur. Hemen hemen her iki kişiden birinin kafa derisindeki yağ bezleri normalden fazla yağ üretir. Sonuç, yağlı saçlar! Yüzünün derisi yağlı olanların genellikle kafa derisi de yağlıdır. Herkesin kafa derisinde kepeklenme olur; derinin kendini yenilemesinin bir sonucudur bu durum. Altında yeni deri oluştuğunda, eski deri canlılığını yitirir ve kepek halini alır. Bu kepeklenme ise, iki durumda problem haline gelir: Derinin fazla yağ üretimi nedeniyle kepekler bir kabuk gibi kafa derisine yapışır. Bu durumda saçların dip tarafı yağlı, öteki kısımları ise kurudur. Yağ bezlerinin az yağ üretmesi durumunda ise, kafa derisi kuru olduğu için kepekler etrafa uçuşur. Bu durumda, saçlar da genellikle cansız ve kırılgan olur. -Yağ şampuanı, kuru saçlar için 2 yemek kaşığı dolusu, susam yağı, bademyağı veya ayçiçeği yağı ve 3-4 yemek kaşığı dolusu nohut unu hazırlanır. Saçlar yıkanmadan önce, seçilen yağ ile masaj yapılır. Sonra, artan yağ ile nohut unu, belki biraz da sıcak su eklenerek, akışkan bir lapa haline getirilir. Bu lapa ile saçlar şampuanlanır ve iyice durulanır. -Lavanta şampuanı, tüm saç tipleri için 100 ml hazır bitkisel şampuana 4 damla lavanta ve 4 damla ökaliptus yağı eklenir ve çok iyi karıştırılır. -Limon şampuanı, yağlı saçlar için 5 yemek kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırganotu yaprağı yarım litre soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Bu arada, 1 limonun suyu sıkılır. Ayrıca 2 yumurta sarısı çalkalanır. Limon suyu, yumurta sarısı, 5 damla limon yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu hazır bitkisel şampuan, ısırganotu çayına eklenerek karıştırılır. Saçlar bu şampuanla yıkanır ve iyice durulanır. Yağ friksiyonları Yağ friksiyonları her saç tipi için yararlıdır, ama özellikle hırpalanmış ve kuru saçlar, uçlarına kadar bu bakımdan yararlanırlar. Şifalı bitki çayları ile birlikte de kullanılabilen değerli bitki yağları, saçlara canlılık, esneklik ve parlaklık kazandırır, zararlı çevresel etkilerden korur, perma, çok sıcak fön çekme ve sürekli boyanın olumsuz etkilerine karşı dayanıklılık kazandırır. - Yağ friksiyonu, kuru ve hırpalanmış saçlar için 25 ml bademyağı(veya kabak çekirdeği yağı) ve 25 ml zeytinyağı karıştırılır ve saçlara friksiyon yapılır. Daha sonra saçlar bir havlu ile örtülerek, birkaç saat veya gece boyunca etkilemeye bırakılır. -Etkili yağ kürü, çok hırpalanmış saçlar için 40 ml hintyağı ve 20 ml soya yağı bir cam şişede veya kavanozda iyice karıştırılır. 2’şer tatlı kaşığı dolusu ısırganotu, biberiye ve kekik eklenir. Çok iyi çalkalanarak 2 gün bekletildikten sonra süzülür. Bu yağ saçlara emdirilir ve 40 dakika etkilemeye bırakılır. -Yağ friksiyonu, yapısal zarar görmüş saçlar için(örneğin, boya veya perma sırasında) 40 ml tatlı badem yağı ve 20 ml hintyağı karıştırılarak saçlara ve özellikle de saç uçlarına iyice yedirilir. Bir saat süreyle etkilemeye bırakılır. -Yağ friksiyonu, kepeğe karşı 10 damla ökaliptus yağı, 15 damla biberiye yağı ve 50 ml jojoba yağı, sıcak su banyosunda ısıtılarak iyice karıştırılır ve kafa derisine ve saçlara yedirilir. -Sirke durulaması, parlaklık ve esneklik kazandırmak için 1 yemek kaşığı elma sirkesi ve 5 damla hintyağı, 1-2 litre sıcak suya karıştırılır. Saçlar bu suyla durulanır ve kafa derisine masaj yapılır.
Meyvelerin beslenmemizdeki
yeri ve kullanılması
Yeterli ve dengeli beslenebilmek için sebze ve meyve grubundan günde en
az 3 porsiyon yemek gerekir.
Meyvelerin tanımı ve yapısı Botanikte, bitkilerin olgunlaşmış çekirdekleri ile çekirdeğe yakın kısımlarına meyve denilmektedir. Taze meyveler; metabolik reaksiyonların sürdüğü canlı hücrelerden oluşmuştur. Bu hücreler besin ve su gereksinimlerini karşılayan bitkilerden kesilmelerine rağmen yaşar durumdadır. Meyvelerde hücreler pektik maddelerle birbirleine bağlanırlar. Hücre duvarının esas maddeleri selüloz, pektin, hemiselüloz ve lignindir. Petkin; ham meyvede protopetkin adı altında kalsiyum magnezyum tuzları ile birleşmiş olarak bulnur. Meyve olgunlaştıkça protopetkin pektine o da pektik aside dönüşür ve meyve gittikçe yumuşar. ![]() Meyvelerin besin değeri Meyveler günlük enerji ve protein gereksinimine çok az katkıda bulunurlar. Bu nedenle şişman kişilerin tatlı yerine sofralarında taze meyve bulundurmaları tavsiye edilir. Bunun yanında mineraller ve vitaminler yönünden zengindirler. Meyveler bulundurdukları vitamin çeşidi ve miktarı bakımından farklıdırlar. Genellikle turunçgiller, şeftali, çilek ve benzeri meyveler C vitamini, kayısı ise A vitamini için iyi kaynaktır. Diğer meyvelerdeki C vitamini miktarı daha az olmakla beraber taze olarak yenildiklerinde C vitamini gereksiniminin karşılanmasına yardımcıdırlar. Herhangi bir meyve çeşidinin kapsadığı C vitamini miktarı iklime ve diğer yetiştirme koşullarına göre değişmektedir. Ambalajlama ve saklama yöntemleri de meyvelerdeki C vitamini miktarını etkiler. Meyvelerin besin değerinin yanı sıra iştah üzerinde de olumlu etkileri vardır. Meyvelerin lezzeti, bileşimlerindeki asit ve şekerden ileri gelmektedir. Meyveler olgunlaştıkça bulundurdukları asit miktarı azalmakta, şeker miktarı ise artmaktadır. Şekerin verdiği tadın asitle birleşmesi sonucu hoş bir lezzet oluşmaktadır. Meyvelerin bileşiminde bulunan selüloz, bağırsak faaliyetlerini düzenler. Genellikle kabuklu meyveler, kayısı, erik, üzüm, incir ile bunlardan yapılan marmalet ve reçeller bağırsak hareketlerini artırdığından kabızlıktan şikayeti olanlara tavsiye edilir. Ekşi elma ve şeftali ise ishali olan kimselere iyi gelir.
daha fazla bilgi için: ertan ustanın yeri gayrettepe-istanbul Tel: 212 2746464 FAX: 212 2748414 Internet: info@ertanusta.com |
|